Fenomen: Felsefe Dünyası
Max Horkheimer PDF Yazdır E-posta


"Felsefe, insanın kendini aptallaştırmasına izin vermemek için vardır."

Max Horkheimer

Max Horkheimer

  • 14 Şubat 1895’de Stuttgart’da Yahudi bir fabrikatörün oğlu olarak doğdu.
  • 1911’de liseyi bıraktı ve ticaret öğrenimine başladı. 1919’da liseye yeniden başladı.
  • 1919-22 arasında Münih, Freiburg/Breisgau ve Frankfurt/Main’da psikoloji ve felsefe öğrenimi gördü.
  • 1922’de H. Cornelius’un yanında Frankfurt/Main’da Teolojik Yargı Gücünün Antinomileri üzerine doktora yaptı. Theodor W. Adorno’yla dostluğu başladı.
  • 1923’te F.J. Weil ve F. Pollock’la birlikte Sosyal Araştırma Enstitüsü’nü kurdu.
  • 1925’de Kuramsal ve Pratik Felsefe Arasında Köprü Olarak Kant’ın Yargı Gücünün Eleştirisi yazısıyla doçent oldu.
  • 1930’da Frankfurt/Main Üniversitesi’ne toplum felsefesi alanında kadrolu profesör olarak atandı.
  • Aynı yıl Frankfurt’ta Sosyal Araştırma Enstitüsü’nün müdürü oldu.
  • 1932’de Sosyal Araştırma Enstitüsü‘nün yayım organı olan “Sosyal Araştırma Dergisi”nin ilk sayısını çıkarır. Dergi, daha sonra New York’ta 1941’e kadar yayınlandı.
  • 1933’te Hitler’in iktidarı ele geçirmesinden sonra enstitü kapatıldı. Horkheimer ilkin 1934’te İsviçre’ye, daha sonra da ABD’ye göç etti. Orada, New York’ta Columbia Üniversitesi’nde Sosyal Araştırma Enstitüsü’nü yeniden kurdu.
  • 1943-44 yıllarında Amerikan Yahudi Komitesi’nin bilim dairesinin müdürü olarak antisemitizm üzerine kapsamlı bir araştırma projesini (Studies in Prejudice ) idare etti. 1949’da Almanya’ya döner, Frankfurt’ta toplum felsefesi alanında kadrolu profesör oldu.
  • 1950’de Frankfurt’ta Sosyal Araştırma Enstitüsü’nü yeniden açtı.
  • 1951-53 arasında Frankfurt/Main Üniversitesi’nin rektörlüğünü yaptı, 1953’te Frankfurt şehrinin Goethe-Plaketi’yle onurlandırıldı.
  • 1954-59 arasında Chicago Üniversitesi’nde misafir profesör olarak çalıştı.
  • 1959’da emekli oldu.
  • 1971’de Hansestadt Hamburg Lessing Ödülü’nü aldı.
  • 7 Temmuz 1973’te Nürnberg’te öldü.


Eserlerinden Seçmeler

  • Sozialphilosophische Studien. Aufsätze, Reden und Vorträge 1930-1972 (1972)
  • Vernunft und Selbsterhaltung (1970)
  • Zur Kritik der instrumentellen Vernunft (1967)
  • Dialektik der Aufklärung (gemeinsam mit T.W. Adorno) (1947)
  • Dämmerung. Notizen in Deutschland (unter dem Pseudonym: Heinrich Regius) (1934)
  • Anfänge der bürgerlichen Geschichtsphilosophie (1930)
  • Über Kants Kritik der Urteilskraft als Bindeglied zwischen theoretischer und praktischer Philosophie (Habilitation) (1925)


Etkisi

Horkheimer, felsefeye geçen yüzyılın başındaki Yeni-Kantçı iklim içinde başladı. Yine de ilgisi kısa zamanda toplum araştırmasına ve toplum kuramına kaydı. Ortak düşünceler paylaştığı arkadaşlarıyla birlikte Sosyal Araştırma Enstitüsünü kurdu. Marksist sol, güçlü Bolşevik baskısı altında, radikal ve devrimci akımlar arasında bölünmüştü ve genç Weimar Demokrasi’sine karşı konum almak zorundaydı. Horkheimer’in baş yapıtı Araçsal Aklın Eleştirisidir ama en büyük etkiyi Adorno’yla birlikte kaleme aldığı Aydınlanmanın Diyalektiği kitabıyla yapmıştır. Kendini aptallaşmaya bırakmamak, kendini sürekli olarak kendi suçuyla düştüğü ergin olmama durumundan çıkartmak, Horkheimer’ın eleştirel felsefesinin temel özelliği olmuştur ve Sosyal Araştırma Enstitüsü de işte bu nedenle bugün de ayaktadır.

 
Ernst Bloch PDF Yazdır E-posta


"Fakat kimse düşündüğü kişi değildir, gösterdiği kişi hiç değildir."

Ernst Bloch

Ernst Bloch

  • 8 temmuz 1885’te demiryollarında memur bir babanın oğlu olarak Ludwigshafen’da doğdu.
  • 1905-1908 arasında Münih ve Würzburg’ta felsefe, fizik ve Alman dili ve edebiyatı eğitimi aldı.
  • 1908’de Rickert ve Modern Bilgi Kuramı Üstüne Eleştirel İncelemeler başlıklı tezi ile doktora derecesini aldı.
  • 1908-1911 arasında Berlin’de çalıştı. Georg Lukács ile kurduğu dostluk Heidelberg’de Max Weber çevresinde bulunmasına yol açtı.
  • 1917-1919 arasını Alman fetih savaşını protesto ederek İsviçre’de mülteci olarak geçirdi.
  • Yirmili yıllarda Bloch özellikle Berlin’de serbest gazeteci olarak çalıştı ve Bertolt Brecht, Kurt Weill, Otto Klemperer, Walter Benjamin, Siegfried Kracauer, Theodor W. Adorno ile dostluk kurdu.
  • 1933’te tekrar İsviçre’ye iltica etti, daha sonra Viyana’ya, Paris ve Prag’a (burada Yeni Dünya Sahnesi’nin bir üyesi olarak çalışacaktır) geçti ve 1938’de en sonunda ailesi ile birlikte ABD’ye gitti. Bu ülkedeki sürgün hayatı yazarlık açısından son derece verimli geçti.
  • 1949’da Leipzig’deki felsefe kürsüsündeki görevi kabul etti.
  • 1953’ten itibaren Deutsche Zeitschrift für Philosophie’nin yayın kuruluna katıldı.
  • 1955’te Alman Demokratik Cumhuriyeti ulusal ödülünü kazandı ve Alman Bilimler Akademisi’nin sürekli üyesi oldu.
  • 1956’da Macaristan ayaklanmasının Sovyetler Birliği’nce bastırılmasının ardından Bloch’un özgürlük öğretisi Almanya Sosyalist Birlik Partisi’nin çizgisiyle çatışmaya girdi. 1957’de Bloch zorla emekli edildi.
  • 1961’de, Berlin Duvarı’nın inşasından sonra gittiği bir Federal Almanya ziyaretinden geriye dönmedi ve Tübingen’de konuk profesörlük görevi aldı.
  • 1967’de Frankfurt Aziz Paul Kilisesi’nde Alman Yayıncılar Birliği’nin Barış Ödülü’nü aldı.
  • 1972’den itibaren sayısız ödülle onurlandırıldı (örneğin Zagreb, Sorbonne, Tübingen üniversitelerinden fahrî doktoralar).
  • 4 ağustos 1977’de Tübingen’de ölene dek çalışmalarına devam etti.



Eserlerinden Seçmeler

  • Atheismus im Christentum (1968)
  • Tübinger Einleitung in die Philosophie (1963)
  • Naturrecht und menschliche Würde (1961)
  • Das Prinzip Hoffnung (1954-59)
  • Subjekt – Objekt. Erläuterungen zu Hegel (1951)
  • Erbschaft dieser Zeit (1935)
  • Spuren (1930)
  • Thomas Münzer als Theologe der Revolution (1921)
  • Geist der Utopie (1918)



Etkisi


Bloch, felsefesinin itkisini Marksist-sosyalist dünya görüşünün tarihe ilişkin iyimserliğinden alır. Dolayısıyla onun düşüncesinde umut bir ilke haline gelebilir ve ütopya da araştırma nesnesi olur. Umudun haklı bir yeri olması ve ütopyanın diyalektiğin araçlarıyla oluşacak bir şey olması düşüncesi ve Bloch’un “mutluluk/şans”, “erdem” kavramlarını kullanması, onu Theodor W. Adorno gibi hayal kırıklığına uğramış bir Marksist ile keskin karşıtlık içine sokmuştur.

 
Herbert Marcuse PDF Yazdır E-posta


"Olgular kurama uymuyorsa, vay haline olguların!
"
Herbert Marcuse

Herbert Marcuse

  • 19 Haziran 1898’de varlıklı bir Yahudi tekstil fabrikatörünün oğlu olarak Berlin’de doğdu.
  • 1916’da savaşın beraberinde getirdiği olaylar neticesinde Marcuse lisede erken olgunluk sınavını verdi ve İmparatorluk hizmetine girdi.
  • 1917-18’de Bağımsız Sosyal Demokrat Parti’ye üye oldu.
  • 1919-23 arasında Berlin ve Freiburg/Breisgau’da edebiyat bilimi ve felsefe öğrenimi gördü. Freiburg’da Der deutsche Künstlerroman (Alman sanatçı-romanı) teziyle doktor oldu.
  • 1923-29 arasında Berlin’de yayımcılık piyasasında çalıştı.
  • 1929’da Edmund Husserl ve Martin Heidegger’in yanında öğrenimini sürdürmek üzere Freiburg’a döndü.
  • 1932’de, Heidegger’in yanında doçentlik denemesi başarısız olduktan sonra, Husserl’in aracılığıyla Sosyal Araştırma Enstitüsü’nün Genf Bürosu’nda araştırmacı oldu.
  • 1934’de ABD’ye göç etti. New York’a taşınmış olan Sosyal Araştırma Enstitüsü’nde de 1942’ye kadar çalıştı.
  • 1942-50 arasında Washington’da, Amerikan savunma istihbarat kurumu Stratejik Hizmetler Bürosu’nda bölüm müdürü olarak çalıştı. Daha sonra Avrupa şubesi müdürü oldu.
  • 1950-52 ararsında New York’ta Columbia Üniversitesi’nin Rusya Enstitüsü’nde sosyoloji okutmanı ve Senior Fellow oldu.
  • 1952-54 arasında Harvard Üniversitesi Rus Araştırmaları Merkezi’nde Senior Fellow oldu.
  • 1954’de Waltham’da Brandeis Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü oldu.
  • 1964’de San Diego’da California Üniversitesi’nde toplum felsefesi kürsüsüne atandı.
  • 1965’de Berlin Özgür Üniversitesi’nden fahrî profesörlük aldı. 
  • 29 Temmuz 1979’da Almanya ziyareti esnasında Starnberg’te öldü.


Herbert MarcuseHerbert Marcuse / Playboy'daki yazı
Michael G. Horowitz'in Playboy'da Eylül 1970'de yayınlanan Marcuse hakkındaki yazısı (tıklayın)



Eserlerinden Seçmeler

  • Die Permanenz der Kunst. Wider eine bestimmte marxistische Ästhetik (1977)
  • Zeit-Messungen. Drei Vorträge und ein Interview (1975)
  • Counterrevolution and Revolt (1972) (dt. 1973: Konterrevolution und Revolte)
  • Das Ende der Utopie (1967)
  • A Critique of Pure Tolerance (zus. mit R. Wolff ; B. Moore)(1965) (dt. 1966: Kritik der reinen Toleranz)
  • One-Dimensional Man. Studies in the Ideology of Advanced Industrial Society (1964) (dt. 1967: Der eindimensionale Mensch. Studien zur Ideologie der fortgeschrittenen Industriegesellschaft)
  • Soviet Marxism. A Critical Analysis (1958) (dt. 1964: Die Gesellschaftslehre des sowjetischen Marxismus)
  • Eros and Civilization. A Philosophical Inquiry into Freud (1955) (dt. 1965: Triebstruktur und Gesellschaft. Ein philosophischer Beitrag zu Sigmund Freud) 
  • Reason and Revolution. Hegel and the Rise of Social Theory (1941) (dt. 1962: Vernunft und Revolution. Hegel und die Entstehung der Gesellschaftstheorie)
  • Hegels Ontologie und die Grundlegung einer Theorie der Geschichtlichkeit (1932)



Etkisi

Pek çok Marksizm yönelimli Alman filozofundan farklı olarak Marcuse, felsefeyi ilkin yirminci yüzyılın başlarındaki Alman tinsel geleneğinin Marksist okullarında değil, Edmund Husserl’in fenomenoloji atölyelerinde ve Martin Heidegger’in fundamental ontolojisinde öğrenir. Hegel ve Marx’ın yapıtlarının etkisi altında Marksist toplum kuramına döner ve ilkin 1934’de birlikte Amerika sürgününe gidecekleri Max Horkheimer’in Sosyal Araştırma Enstitüsü’ne girer. Akademik kariyeri tam anlamıyla ancak ABD’de başlar. Özellikle Marksist toplum eleştirisini Sigmund Freud’un psikanalizinden öğelerle birleştirmesi, onu “68’lilerin” protesto kuramlarında baş figür olması için çekici hale getirir.

  Herbert Marcuse ve 1968 kuşağı

Demirperde’nin yanı sıra endüstri toplumlarına da eleştiri yöneltir. Kapitalist baskı mekanizmalarını reddeder. Toplumu şehvet ilkesine ve yaratıcılığa açmayı savunur. Bu “yeni duyarlılık”, eylem programları ve sokak gösterileri için etkileyici olmuştur. Marcuse’un, bu birlikten yoksun kavramsal yapıyı kuramın içinde kalarak sürdürmesi tabii ki zor olacaktı. Dili, içerikten çok jargon olma eğilimindedir; Hegel terimlerini güncel durumlara uyarlama yöntemi ise, ne Hegel’in araçlarına uygundur, ne de Hegel anlamında “olguları” “kavramlara” dönüştürmektedir.

 
Fenomen Nedir? PDF Yazdır E-posta


Fenomen (Fransızca: phénomène kelimesinden, Yunanca: phainomena, İngilizce: phenomenon) veya görüngü, duyularla algılanabilen şey. Fenomen kelimesi, bazılarınca sadece şaşırtıcı şeyler için kullanılsa da, genel kullanımda böyle bir anlamı bulunmamaktadır.

Felsefede somut, algılanabilir ve denenebilir olay ve nesne demektir. Bir nesne, olay ya da sürecin nesnel gerçekliğini vurgulayan bir ifadedir.

Feomenoloji terimi ilk kez 1764'de J.H.Lambert tarafından,  Yeni Organon (Neues Organon) adlı eserinin dördüncü bölümü Nesnel Görünüşlerin Teorisi'nde ileri sürdüğü görüşü belirtmek için kullanıldı.

Kant
, fenomeni, 1786 yılında Doğa Biliminin Metafizik Başlangıç Temelleri adlı eserinde, duyularla algılanamayan mutlak gerçek anlamında kullandığı numen terimine karşıt olarak, duyularla algılanabilen şeyler için kullanmıştır.

Lalande
’ın tarifine göre; fenomenoloji "bir takım fenomenlerin zaman veya mekân içinde tezahür ettikleri şekilde, gerek bunların soyut ve değişmez kanunlarına, gerek belirtisi oldukları deneyüstü gerçeklere, gerek meşrulukları yönünden tâbi tutuldukları normatif eleştirmelere aykırı olarak incelenmesi ve nitelenmesi"dir.

Daha sonraları Alman idealist felsefe kuramcılarından Fichte ve Hegel’de fenomenoloji insan bilincinin onu arzu, bencillik gibi bireysel duygulanım mekanizmalarından alıp saf ve yetkin bir bilgeliğe ulaştıran ilhamın ruhi ve manevi tarihinin bir açıklaması olarak karşımıza çıkar.

Edmund Husserl
'e göre ise fenomenolojinin ele aldığı konu, algısal ve deneysel nesneler dünyası değil, nesnelerin özüdür

 
Paradigma Nedir? PDF Yazdır E-posta


1960lardan beri paradigma kelimesi herhangi bir bilimsel disiplin veya başka epistemolojik içerikte bir düşünce kalıbına gönderme yapar. Başlangıçta kelime gramere özgüydü: 1900 Merriam-Webster sözlüğü, gramerin içeriğinde sadece onun tekniksel kullanımını veya onu retorikte bir mesel veya masal (anlamını) açıklayıcıları için bir terim olarak tanımlar. Dilbilimde, Ferdinand de Saussure paradigmayı benzer özellikteki öğelerin bir sınıfı için kullandı. Ek olarak Model ya da kuramsal çerçeve anlamında kullanılabilen bir terimdir.

Bilimsel paradigma Yunanca paradeigma'dan gelen kavramın popülerliğini sağlayan Thomas Samuel Kuhn'dur. Bilimsel Devrimlerin Yapısı adlı kitabında düşünsel çerçeve, kuramsallığın belirli bir terimi olarak ve kendisi de yirmi çeşit paradigmada kullanarak anlatır. Ana anlamı, bir bilim çevresine belli bir süre için, bir model sağlayan evrensel olarak kabul edilen bilimsel başarılar, olarak tanımlanır.

Devamını oku...
 
Hans Georg Gadamer PDF Yazdır E-posta


"Felsefî düşünme yalnızca, herkesin bildiğini bir derece daha bilinçli kılmaktan ibarettir.
"
Hans-Georg Gadamer

Hans Georg Gadamer

  • 11 şubat 1900’de Marburg’da bir eczacılık kimyası profesörünün oğlu olarak dünyaya geldi.
  • 1918’de liseyi bitirdikten sonra Breslau, Marburg, Münih ve Freiburg’da felsefe, Alman dili ve edebiyatı, tarih, sanat tarihi, 1924’ten itibaren de klasik filoloji okudu.
  • 1922’de Marburg’da Paul Natorp’un yanında doktora derecesini aldı.
  • 1929’da Martin Heidegger’in yanında Platon’un Diyalektik Etiği başlıklı çalışmasıyla doçent oldu.
  • 1937’de Marburg’da kadrosuz profesör, 1939’da Leipzig’de, 1947’de Frankfurt/Main’da profesör olur, iki yıl sonra, Heidelberg’e, Nazilerin Karl Jaspers’i atmaları üzerine boşalan kürsüye davet edildi. Burada, 1968’de emekli olana dek ders verdi.
  • 1953’te “Philosophische Rundschau”nun kuruluşunda bulundu.
  • 13 mart 2002’de Heidelberg’de öldü.

 

Yapıtlarından seçmeler

  • Der Anfang der Philosophie, 1996
  • Über die Verborgenheit der Gesundheit, 1993
  • Das Erbe Europas, 1989
  • Lob der Theorie, 1983
  • Heideggers Wege. Studien zum Spätwerk, 1983
  • Die Idee des Guten zwischen Plato und Aristoteles, 1978
  • Die Aktualität der Schönen. Kunst als Spiel, Symbol und Fest, 1977
  • Poetica, 1977
  • Philosophische Lehrjahre. Eine Rückschau, 1977
  • Vernunft im Zeitalter der Wissenschaft: Aufsätze, 1976
  • Wer bin Ich und wer bist Du? Ein Kommentar zu Paul Celans
  • Atemkristall, Gedichtfolge, 1973
  • Hegels Dialektik, 1971
  • Kleine Schriften, Tübingen, Mohr, 1967ff.
  • Bd. I: Philosophie, Hermeneutik, 1967
  • Bd. II: Interpretationen, 1967
  • Bd. III: Idee und Sprache, Platon, Husserl, Heidegger, 1972
  • Bd. IV: Variationen, 1977
  • Wahrheit und Methode. Grundzüge einer philosophischen Hermeneutik, 1960
  • Platos dialektische Ethik. Phänomenologische Interpretationen zum Philebos, 1931
  • Plato und die Dichter, 1934
  • Das Wesen der Lust nach den platonischen Dialogen, Dissertation, 1922


  Hans Georg Gadamer

Etkisi


Gadamer, “felsefi yorumbilgisi” adlı anlama öğretisi ile Friedrich Schleiermacher ve Wilhelm Dilthey’ın yorumbilgisi-tin bilimleri geleneğinde yer alır. Yirminci yüzyılda, özellikle de Gadamer’in hocası olmuş Martin Heidegger’in o çok önemli “varoluş” kavramıyla birlikte felsefe, hakikati arama ödevini yorumbilgisinde ciddiyetle yerine getirmeye devam eder. “Hakikat” derken söz konusu olan, doğa bilimlerinin nesnel olarak “açıklayıcı” yöntem bilgisi anlamında değil, insanın dünya deneyiminin varoluşsal koşulları ile ilgili olan ve insanın “anlayarak” yaklaştığı, empatiyle anlaşılan bir hakikat kavramıdır. Bu hakikat kavramını Gadamer kendinden öncekilere göre daha fazla ölçüde tarihsel olana ve “geleneğe” bağlamıştır. Buna göre “hakikat” mutlak ve zamanı aşan bir şey değil, tarihsel akışın, “etki tarihi”nin bir fenomenidir. Hakikati (yani önemli ölçüde tarihin içerdiği anlamı) “anlamak”, “bir gelenek oluşumunun içine girmek”tir. Gadamer’in yorumbilgisinin en önemli noktalarından biri, anlayanın kendisinin de gelenekle etkileşimde bulunmasıdır. Nesnesiyle burada karşılaşır ve bundan dolayı, tarihsel durumun hakikatine hakkını vermek için kendi “yorumbilgisel durumu”nu çok iyi bilmek zorundadır. Buna karşın Gadamer, söz konusu tarihsel durumlara olan mesafenin nesnel olarak kavramsal biçimde nasıl anlaşılacağının çözümüne ilişkin, somut dayanak noktaları sunmadan, yalnızca ana hatlarıyla bir “bilinç” ortaya koymuştur. Ayrıca gelenek kavramını belirsiz bir genellikte tuttuğundan ve somut, içerik açısından belirli bir kullanıma bağlanmak istemediğinden, kişinin kendi “yorumbilgisel” konumunun belirlenmesine ilişkin bu önemli yordam, yöntem açısından belli belirsiz kalır. Gadamer “gelenek” kavramını yorumbilgisinin merkezine yerleştirmiştir çünkü bu kavramda tarihsel etkileşimi güvence altına alınmış görür. Tarihsel etkileşim, doğa bilimlerinin yöntem bilgisi karşısında ve onunla eşit düzeyde -tin bilimlerinin düşünce geleneğine bütünüyle uygun olarak- dünyayla ilişki kurmanın alternatif, tinsel tarih yönelimli ve insan varoluşuna yönelik bir yolunu sağlama almalıdır.

 

 
Wilhelm Dilthey PDF Yazdır E-posta


"Anlamak, Ben’in Sen’de yeniden bulunmasıdır."
Wilhelm Dilthey: Yorumbilimin Oluşumu (1900)

Wilhelm Dilthey


  • 19 Kasım 1833’de Biebrich’de (Wiesbaden civarı / Almanya) Nassaulu bir saray vaizinin oğlu olarak doğdu.
  • 1852’den itibaren önce Heidelberg’de, sonra Berlin’de teoloji okudu. Kısa süre sonra teoloji öğreniminden felsefe, tarih ve eskiçağ bilimlerine geçti. Öğretmenleri arasında Kuno Fischer, Leopold von Ranke ve Friedrich Adolf Trendelenburg vardı.
  • 1856’da Wiesbaden’de Teoloji Olgunluk İmtihanı’nı, Berlin’de Filoloji Devlet İmtihanı’nı kazandı.
  • Berlin’deki Joachimsthalsche Gymnasium’da iki yıl öğretmenlik yaptıktan sonra bir süre serbest yazar olarak çalıştı.
  • 1864’de Berlin’de doktorasını yaptı (De principiis ethices Schleiermacheri), ardından doçent oldu.
  • 1866’da ordinaryüs olarak Basel’e çağrıldı. Ardından Kiel (1868) ve Breslau’da (1871) profesör olarak görev yaptı.
  • 1882-1905 arasında Hermann Lotze’nin ardılı olarak Berlin’de kadrolu profesör olarak çalıştı.
  • 1 Ekim 1911’de Seis’de (Bozen civarı / Italya) öldü.

Eserlerinden Seçmeler

  • Die Typen der Weltanschauung und ihre Ausbildung in den metaphysischen Systemen, 1911
  • Der Aufbau der geschichtlichen Welt in den Geisteswissenschaften, 1910
  • Das Wesen der Philosophie, 1907 
  • Das Erlebnis und die Dichtung: Lessing, Goethe, Novalis, Hölderlin, 1906
  • Die Jugendgeschichte Hegels, 1905
  • Ideen über eine beschreibende und zergliedernde Psychologie, 1894 
  • Über die Möglichkeit einer allgemein gültigen Pädagogik, 1888
  • Einleitung in die Geisteswissenschaften. Versuch einer Grundlegung für das Studium der Gesellschaft und der Geschichte, 1883
  • Leben Schleiermachers I, 1870 (Teil II wird 1966 aus dem Nachlaß herausgegeben)


Etkisi

Dilthey’e Schleiermacher’in yorumbilimi kılavuzluk etmiştir. Dithey buradan yola çıkarak doğa bilimlerinden kesin olarak ayırmak istediği bir bilim dalı olan tinsel bilimler için metodolojik bir temel oluşturmuştur. Tinsel bilimlerle önce tarih bilimleri kastedilir, zira tarih bilimleri doğa olaylarını değil, tarihi görüngüleri ele almaktadır. Dithey’e göre, bunlar kendine özgüdürler ve doğabilimsel yöntemin araçlarıyla kavranamazlar. İnsan deneyimi ve eylemiyle ortaya çıktıklarından doğayla ilgili konular gibi "açıklanamaz", "yorumbilimsel" olarak, yani hissetme ve kavrama yoluyla anlaşılırlar. Zaten tarih çok esnek bir kavramdır ve hem olaylar arasındaki önemli bağlantılarla hem de tek tek yaşamlarla ilintilendirilebilir. Tarih, kesin ifadesiyle "insan tarafından yaşanan yaşamın", yani insanın kendini tinsel-kültürel bir varlık olarak ifade ettiği yaşamın öyküsüdür. Böylece Dilthey felsefeyi "yaşam felsefesi" olarak yaşama ve yaşamın anlam yüklü suretlerine taşımaktadır.

"Tinsel bilimler"in doğa bilimleri karşısındaki saygınlık mücadelesi Dilthey ile başlamıştır. Tinsel bilimler, dünyanın, doğa bilimlerin söz sahibi olmadığı bir alanının, yani anlam yüklü yaşamın alanının bilimsel olarak kabul görmesini talep eder. Fakat "tinsel bilimler" kavramı, sözcüğün barındırdığı "tin" nedeniyle dünyada büyük bir memnuniyetle karşılanmamıştır. Anlam yüklü yaşamın yorumbilimiyle çeşitli dallarda, Heidegger’in varoluş felsefesinde ve Gadamer’in felsefi yorumbiliminde de karşılaşırız. Dithey’in yaşam felsefesi Georg Simmel’in geç dönem eserlerinde yeniden canlanmış, İspanyol kültür filozofu Ortega y Gasset’ye esin kaynağı olmuştur. "Tin"in ve tinsel bilimlerin içinde bulunduğu krize rağmen, "tinsel bilimler", gerek Almancada gerekse de bir bilim türü olmasıyla ilgili tartışmada bugüne dek varlığını korumuştur.

 
Jürgen Habermas PDF Yazdır E-posta


"Kendine güvenen her demokratik hukuk devleti, sivil itaatsizliği, kültürünün normal, çünkü zorunlu bir parçası olarak görür."

Jürgen Habermas

Jürgen Habermas

  • 18 Haziran 1929’da Düsseldorf’ta doğdu.
  • 1949-54 arasında Göttingen, Zürih ve Bonn’da felsefe, tarih, psikoloji, Alman edebiyatı ve ekonomi öğrenimi gördü.
  • 1954’de Bonn’da “Mutlak ve Tarih. Schelling Düşüncesindeki İkilik” tezini verdi.
  • 1956-59 arasında Frankfurt Sosyal Araştırma Enstitüsü’nde Adorno’nun asistanlığını yaptı.
  • 1961’de Marburg’ta doçent oldu: Kamunun Yapısal Dönüşümü.
  • 1961’de Heidelberg Üniversitesi’nde kadrosuz profesör oldu. 1964-71 arasında Frankfurt/Main’da Max Horkheimer’ın yerini aldı.
  • 1960’ların sonundaki öğrenci hareketi Habermas’ı Frankfurt Okulu’nun eleştirel kuramını daha geniş bir kamuoyuna mal eden en ünlü temsilcisi olarak öne çıkardı. Bu arada radikal öğrenci gruplarıyla arasına giderek mesafe girdi.
  • 1969’da Frankfurt Üniversitesi’nin Sosyoloji Seminerinin işgali, Habermas ile solcu öğrenciler arasındaki çatışmanın zirve noktası oldu.
  • 1971-80 arasında Starnberg’te Max Planck Bilimsel-Teknik Dünyada Yaşam Koşullarını Araştırma Enstitüsü, 1980-82 arasında Münih’te Max Planck Sosyal Bilimler Enstitüsü müdürlüğünü yaptı.
  • 1982-94 arasında Frankfurt/Main’da ağırlıklı olarak toplum ve tarih felsefesi profesörlüğü yaptı.
  • 1986’da, tarihçiler arasında bir tartışmaya dahil oldu: Ernst Noltes’in, Yahudi katliamını Stalinist cinayetlerle karşılaştırarak tarihsel olarak göreceleştiren denemesini geri çevirdi.
  • Atina Üniversitesi (1993) dahil pek çok üniversiteden fahrî doktora aldı.
  • 14 Ekim 2001’de Frankfurt Paul Kilisesi’nde Alman Yayıncılar Birliği’nin Barış Ödülü’nü aldı.

Eserlerinden Seçmeler

  • Die Zukunft der menschlichen Natur (2001 )
  • Die postnationale Konstellation (1998)
  • Faktizität und Geltung (1992)
  • Der philosophische Diskurs der Moderne Die neue Unübersichtlichkeit (1985)
  • Theorie des kommunikativen Handelns (1981)
  • Zur Rekonstruktion des Historischen Materialismus (1976)
  • Legitimationsprobleme im Spätkapitalismus (1973)
  • Zur Logik der Sozialwissenschaften (1970)
  • Erkenntnis und Interesse (1968)
  • Strukturwandel der Öffentlichkeit. Untersuchungen zu einer Kategorie der bürgerlichen Gesellschaft (1962)


Etkisi

Habermas yola Adorno’nun öğrencisi ve “geç kapitalist” diye nitelediği kapitalist toplumun iç çelişkilerinin heyecanlı bir tanı koyucusu olarak çıktı. Altmışlı yılların sonundaki öğrenci hareketinin kavramlarını ortaya atanlardan biriydi. Sonradan sadece “68 kuşağı”nın devrimci taşkınlıklarıyla değil, Adorno’yla da arasına mesafe koydu. Adorno’nun eleştirel toplum kuramının normatif bir temelden yoksun olduğunu düşünüyordu. Bundan sonra çalışmalarını bu temele yöneltti ve umutlarını iletişim yordamına bağladı. İletişimsel Eylem Kuramı adlı büyük etki yaratan kitabında, özerk öznelerin oluşturduğu bir iletişim topluluğundaki eylem normlarını temellendirmeyi deneyen bir eylem kuramı formüle etti. Habermas pek çok yazısında bu pozisyonu savunmuş ve geliştirmiştir.

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Son >>

Sayfa 3 ve 4
FENOMEN
School Joomla Templates and Joomla Tutorials