beyaz esya servisiizmir evden eve nakliyat
 

FENOMEN

Felsefe Dünyası

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
hd film izle film izle demirdöküm demirdöküm servis bosch servis vaillant servis eca servis ariston servis
Fenomen: Felsefe Dünyası

Karl Marx

E-posta Yazdır PDF


"Filozoflar dünyayı değişik biçimlerde yorumlamakla yetindiler, oysa önemli olan onu değiştirmektir."
Karl Marx

  • Karl Marks5 mayıs 1818’de Trier’de doğdu.
  • 1835’te hukuk okumaya Bonn’a, ertesi yıl da Berlin’e gittir. Henüz beş yıl önce ölmüş olan Hegel’in hala belirgin bir biçimde varlığını sürdüren felsefesinin etkisiyle felsefe ve tarihe yöneldi.
  • 1841’de Epikuros ve Demokritos üstüne teziyle doktorasını verdi.
  • 1842-1843 arasında Köln’de çıkan Rheinische Zeitung’un başyazarlığını yaptı. Aynı yılın haziranında Jenny von Westphalen ile evlendi ve ekimde Almanya’dan ayrılarak Paris’e gittiler.
  • 1843-1845 arasında Arnold Ruge ile Deutsch-Französische Jahrbücher’i çıkardı, dergi birinci sayısından sonra yayınına son verdi. Friedrich Engels ile dostluğu başladı.
  • 1845’te Fransa’da bulunması yasaklandı, Brüksel’e yerleşti (1845-1848).
  • 1848’de Engels ile birlikte yazdıkları Komünist Manifesto Londra’da yayımlandı. Belçika’dan sınır dışı edildi.
  • 1848-1849 arasında yasaklanana dek Köln’de Neue Rheinische Zeitung’u çıkardı. Prusya’dan sınır dışı edildi.
  • 1849’dan itibaren Londra’da yaşamaya başladı.
  • 1857’de iktisat yapıtına bir “genel giriş” ile Marx “iktisadına” ilişkin kapsamlı bir tasarıyı ilk kez ana hatlarıyla ortaya koydu.
  • 1859’da ilk iktisat yazısı olan “Ekonomi Politiğin Eleştirisi”ni yayımladı.
  • 1861’e dek tuttuğu defterler Kapital’in ilk metnini oluşturdu.
  • 1864’te Uluslararası İşçiler Birliği’nin (Birinci Enternasyonal) kurucuları arasında yer aldı.
  • 1867’de Marx Kapital’in ikinci cildi üstünde çalışırken birinci cilt yayımlandı. 1873’te bu cildin ikinci baskısı yapıldı. Marx’ın bıraktığı notları Engels bir araya getirdi ve öbür iki cildi onun ölümünden sonra yayımladı. Marx’ın ömrünün geri kalan yılları notları üstünde çalışmakla, Kapital’in ikinci cildini yazmakla ve pratik olarak başarısızlığa uğramış Enternasyonal’den ayrıldıktan sonra (1873) –Rus anarşisti Bakunin’e, ulusal ekonomici Eugen Dühring’e, sosyal demokratların Gotha programına, vd. karşı-politik hareketlilik ile geçti.
  • 14 mart 1883’te Londra’da öldü.
Devamını oku...
 

Max Horkheimer

E-posta Yazdır PDF


"Felsefe, insanın kendini aptallaştırmasına izin vermemek için vardır."

Max Horkheimer

  • Max Horkheimer14 Şubat 1895’de Stuttgart’da Yahudi bir fabrikatörün oğlu olarak doğdu.
  • 1911’de liseyi bıraktı ve ticaret öğrenimine başladı. 1919’da liseye yeniden başladı.
  • 1919-22 arasında Münih, Freiburg/Breisgau ve Frankfurt/Main’da psikoloji ve felsefe öğrenimi gördü.
  • 1922’de H. Cornelius’un yanında Frankfurt/Main’da Teolojik Yargı Gücünün Antinomileri üzerine doktora yaptı. Theodor W. Adorno’yla dostluğu başladı.
  • 1923’te F. J. Weil ve F. Pollock’la birlikte Sosyal Araştırma Enstitüsü’nü kurdu.
  • 1925’de Kuramsal ve Pratik Felsefe Arasında Köprü Olarak Kant’ın Yargı Gücünün Eleştirisi yazısıyla doçent oldu.
  • 1930’da Frankfurt/Main Üniversitesi’ne toplum felsefesi alanında kadrolu profesör olarak atandı.
  • Aynı yıl Frankfurt’ta Sosyal Araştırma Enstitüsü’nün müdürü oldu.
  • 1932’de Sosyal Araştırma Enstitüsü‘nün yayım organı olan “Sosyal Araştırma Dergisi”nin ilk sayısını çıkarır. Dergi, daha sonra New York’ta 1941’e kadar yayınlandı.
  • 1933’te Hitler’in iktidarı ele geçirmesinden sonra enstitü kapatıldı. Horkheimer ilkin 1934’te İsviçre’ye, daha sonra da ABD’ye göç etti. Orada, New York’ta Columbia Üniversitesi’nde Sosyal Araştırma Enstitüsü’nü yeniden kurdu.
  • 1943-44 yıllarında Amerikan Yahudi Komitesi’nin bilim dairesinin müdürü olarak antisemitizm üzerine kapsamlı bir araştırma projesini (Studies in Prejudice ) idare etti. 1949’da Almanya’ya döner, Frankfurt’ta toplum felsefesi alanında kadrolu profesör oldu.
  • 1950’de Frankfurt’ta Sosyal Araştırma Enstitüsü’nü yeniden açtı.
  • 1951-53 arasında Frankfurt/Main Üniversitesi’nin rektörlüğünü yaptı, 1953’te Frankfurt şehrinin Goethe-Plaketi’yle onurlandırıldı.
  • 1954-59 arasında Chicago Üniversitesi’nde misafir profesör olarak çalıştı.
  • 1959’da emekli oldu.
  • 1971’de Hansestadt Hamburg Lessing Ödülü’nü aldı.
  • 7 Temmuz 1973’te Nürnberg’te öldü.
Devamını oku...
 

Ernst Bloch

E-posta Yazdır PDF


"Fakat kimse düşündüğü kişi değildir, gösterdiği kişi hiç değildir."

Ernst Bloch

  • Ernst Bloch8 temmuz 1885’te demiryollarında memur bir babanın oğlu olarak Ludwigshafen’da doğdu.
  • 1905-1908 arasında Münih ve Würzburg’ta felsefe, fizik ve Alman dili ve edebiyatı eğitimi aldı.
  • 1908’de Rickert ve Modern Bilgi Kuramı Üstüne Eleştirel İncelemeler başlıklı tezi ile doktora derecesini aldı.
  • 1908-1911 arasında Berlin’de çalıştı. Georg Lukács ile kurduğu dostluk Heidelberg’de Max Weber çevresinde bulunmasına yol açtı.
  • 1917-1919 arasını Alman fetih savaşını protesto ederek İsviçre’de mülteci olarak geçirdi.
  • Yirmili yıllarda Bloch özellikle Berlin’de serbest gazeteci olarak çalıştı ve Bertolt Brecht, Kurt Weill, Otto Klemperer, Walter Benjamin, Siegfried Kracauer, Theodor W. Adorno ile dostluk kurdu.
  • 1933’te tekrar İsviçre’ye iltica etti, daha sonra Viyana’ya, Paris ve Prag’a (burada Yeni Dünya Sahnesi’nin bir üyesi olarak çalışacaktır) geçti ve 1938’de en sonunda ailesi ile birlikte ABD’ye gitti. Bu ülkedeki sürgün hayatı yazarlık açısından son derece verimli geçti.
  • 1949’da Leipzig’deki felsefe kürsüsündeki görevi kabul etti.
  • 1953’ten itibaren Deutsche Zeitschrift für Philosophie’nin yayın kuruluna katıldı.
  • 1955’te Alman Demokratik Cumhuriyeti ulusal ödülünü kazandı ve Alman Bilimler Akademisi’nin sürekli üyesi oldu.
  • 1956’da Macaristan ayaklanmasının Sovyetler Birliği’nce bastırılmasının ardından Bloch’un özgürlük öğretisi Almanya Sosyalist Birlik Partisi’nin çizgisiyle çatışmaya girdi. 1957’de Bloch zorla emekli edildi.
  • 1961’de, Berlin Duvarı’nın inşasından sonra gittiği bir Federal Almanya ziyaretinden geriye dönmedi ve Tübingen’de konuk profesörlük görevi aldı.
  • 1967’de Frankfurt Aziz Paul Kilisesi’nde Alman Yayıncılar Birliği’nin Barış Ödülü’nü aldı.
  • 1972’den itibaren sayısız ödülle onurlandırıldı (örneğin Zagreb, Sorbonne, Tübingen üniversitelerinden fahrî doktoralar).
  • 4 ağustos 1977’de Tübingen’de ölene dek çalışmalarına devam etti.
Devamını oku...
 

Herbert Marcuse

E-posta Yazdır PDF


"Olgular kurama uymuyorsa, vay haline olguların!
"
Herbert Marcuse

  • Herbert Marcuse19 Haziran 1898’de varlıklı bir Yahudi tekstil fabrikatörünün oğlu olarak Berlin’de doğdu.
  • 1916’da savaşın beraberinde getirdiği olaylar neticesinde Marcuse lisede erken olgunluk sınavını verdi ve İmparatorluk hizmetine girdi.
  • 1917-18’de Bağımsız Sosyal Demokrat Parti’ye üye oldu.
  • 1919-23 arasında Berlin ve Freiburg/Breisgau’da edebiyat bilimi ve felsefe öğrenimi gördü. Freiburg’da Der deutsche Künstlerroman (Alman sanatçı-romanı) teziyle doktor oldu.
  • 1923-29 arasında Berlin’de yayımcılık piyasasında çalıştı.
  • 1929’da Edmund Husserl ve Martin Heidegger’in yanında öğrenimini sürdürmek üzere Freiburg’a döndü.
  • 1932’de, Heidegger’in yanında doçentlik denemesi başarısız olduktan sonra, Husserl’in aracılığıyla Sosyal Araştırma Enstitüsü’nün Genf Bürosu’nda araştırmacı oldu.
  • 1934’de ABD’ye göç etti. New York’a taşınmış olan Sosyal Araştırma Enstitüsü’nde de 1942’ye kadar çalıştı.
  • 1942-50 arasında Washington’da, Amerikan savunma istihbarat kurumu Stratejik Hizmetler Bürosu’nda bölüm müdürü olarak çalıştı. Daha sonra Avrupa şubesi müdürü oldu.
  • 1950-52 ararsında New York’ta Columbia Üniversitesi’nin Rusya Enstitüsü’nde sosyoloji okutmanı ve Senior Fellow oldu.
  • 1952-54 arasında Harvard Üniversitesi Rus Araştırmaları Merkezi’nde Senior Fellow oldu.
  • 1954’de Waltham’da Brandeis Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü oldu.
  • 1964’de San Diego’da California Üniversitesi’nde toplum felsefesi kürsüsüne atandı.
  • 1965’de Berlin Özgür Üniversitesi’nden fahrî profesörlük aldı. 
  • 29 Temmuz 1979’da Almanya ziyareti esnasında Starnberg’te öldü.
Devamını oku...
 

Fenomen Nedir?

E-posta Yazdır PDF


Fenomen (Fransızca: phénomène kelimesinden, Yunanca: phainomena, İngilizce: phenomenon) veya görüngü, duyularla algılanabilen şey. Fenomen kelimesi, bazılarınca sadece şaşırtıcı şeyler için kullanılsa da, genel kullanımda böyle bir anlamı bulunmamaktadır.

Felsefede somut, algılanabilir ve denenebilir olay ve nesne demektir. Bir nesne, olay ya da sürecin nesnel gerçekliğini vurgulayan bir ifadedir.

Feomenoloji terimi ilk kez 1764'de J.H.Lambert tarafından,  Yeni Organon (Neues Organon) adlı eserinin dördüncü bölümü Nesnel Görünüşlerin Teorisi'nde ileri sürdüğü görüşü belirtmek için kullanıldı.

Kant
, fenomeni, 1786 yılında Doğa Biliminin Metafizik Başlangıç Temelleri adlı eserinde, duyularla algılanamayan mutlak gerçek anlamında kullandığı numen terimine karşıt olarak, duyularla algılanabilen şeyler için kullanmıştır.

Lalande
’ın tarifine göre; fenomenoloji "bir takım fenomenlerin zaman veya mekân içinde tezahür ettikleri şekilde, gerek bunların soyut ve değişmez kanunlarına, gerek belirtisi oldukları deneyüstü gerçeklere, gerek meşrulukları yönünden tâbi tutuldukları normatif eleştirmelere aykırı olarak incelenmesi ve nitelenmesi"dir.

Daha sonraları Alman idealist felsefe kuramcılarından Fichte ve Hegel’de fenomenoloji insan bilincinin onu arzu, bencillik gibi bireysel duygulanım mekanizmalarından alıp saf ve yetkin bir bilgeliğe ulaştıran ilhamın ruhi ve manevi tarihinin bir açıklaması olarak karşımıza çıkar.

Edmund Husserl
'e göre ise fenomenolojinin ele aldığı konu, algısal ve deneysel nesneler dünyası değil, nesnelerin özüdür

 

Paradigma Nedir?

E-posta Yazdır PDF


1960lardan beri paradigma kelimesi herhangi bir bilimsel disiplin veya başka epistemolojik içerikte bir düşünce kalıbına gönderme yapar. Başlangıçta kelime gramere özgüydü: 1900 Merriam-Webster sözlüğü, gramerin içeriğinde sadece onun tekniksel kullanımını veya onu retorikte bir mesel veya masal (anlamını) açıklayıcıları için bir terim olarak tanımlar. Dilbilimde, Ferdinand de Saussure paradigmayı benzer özellikteki öğelerin bir sınıfı için kullandı. Ek olarak Model ya da kuramsal çerçeve anlamında kullanılabilen bir terimdir.

Bilimsel paradigma Yunanca paradeigma'dan gelen kavramın popülerliğini sağlayan Thomas Samuel Kuhn'dur. Bilimsel Devrimlerin Yapısı adlı kitabında düşünsel çerçeve, kuramsallığın belirli bir terimi olarak ve kendisi de yirmi çeşit paradigmada kullanarak anlatır. Ana anlamı, bir bilim çevresine belli bir süre için, bir model sağlayan evrensel olarak kabul edilen bilimsel başarılar, olarak tanımlanır.

Devamını oku...
 

Hans Georg Gadamer

E-posta Yazdır PDF


"Felsefî düşünme yalnızca, herkesin bildiğini bir derece daha bilinçli kılmaktan ibarettir.
"
Hans-Georg Gadamer

  • Hans Georg Gadamer11 şubat 1900’de Marburg’da bir eczacılık kimyası profesörünün oğlu olarak dünyaya geldi.
  • 1918’de liseyi bitirdikten sonra Breslau, Marburg, Münih ve Freiburg’da felsefe, Alman dili ve edebiyatı, tarih, sanat tarihi, 1924’ten itibaren de klasik filoloji okudu.
  • 1922’de Marburg’da Paul Natorp’un yanında doktora derecesini aldı.
  • 1929’da Martin Heidegger’in yanında Platon’un Diyalektik Etiği başlıklı çalışmasıyla doçent oldu.
  • 1937’de Marburg’da kadrosuz profesör, 1939’da Leipzig’de, 1947’de Frankfurt/Main’da profesör olur, iki yıl sonra, Heidelberg’e, Nazilerin Karl Jaspers’i atmaları üzerine boşalan kürsüye davet edildi. Burada, 1968’de emekli olana dek ders verdi.
  • 1953’te “Philosophische Rundschau”nun kuruluşunda bulundu.
  • 13 mart 2002’de Heidelberg’de öldü.

 Eserlerinden seçmeler

  • Der Anfang der Philosophie, 1996
  • Über die Verborgenheit der Gesundheit, 1993
  • Das Erbe Europas, 1989
  • Lob der Theorie, 1983
  • Heideggers Wege. Studien zum Spätwerk, 1983
  • Die Idee des Guten zwischen Plato und Aristoteles, 1978
  • Die Aktualität der Schönen. Kunst als Spiel, Symbol und Fest, 1977
  • Poetica, 1977
  • Philosophische Lehrjahre. Eine Rückschau, 1977
  • Vernunft im Zeitalter der Wissenschaft: Aufsätze, 1976
  • Wer bin Ich und wer bist Du? Ein Kommentar zu Paul Celans
  • Atemkristall, Gedichtfolge, 1973
  • Hegels Dialektik, 1971
  • Kleine Schriften, Tübingen, Mohr, 1967ff.
  • Bd. I: Philosophie, Hermeneutik, 1967
  • Bd. II: Interpretationen, 1967
  • Bd. III: Idee und Sprache, Platon, Husserl, Heidegger, 1972
  • Bd. IV: Variationen, 1977
  • Wahrheit und Methode. Grundzüge einer philosophischen Hermeneutik, 1960
  • Platos dialektische Ethik. Phänomenologische Interpretationen zum Philebos, 1931
  • Plato und die Dichter, 1934
  • Das Wesen der Lust nach den platonischen Dialogen, Dissertation, 1922
Devamını oku...
 

Wilhelm Dilthey

E-posta Yazdır PDF


"Anlamak, Ben’in Sen’de yeniden bulunmasıdır."
Wilhelm Dilthey: Yorumbilimin Oluşumu (1900)

  • Wilhelm Dilthey19 Kasım 1833’de Biebrich’de (Wiesbaden civarı / Almanya) Nassaulu bir saray vaizinin oğlu olarak doğdu.
  • 1852’den itibaren önce Heidelberg’de, sonra Berlin’de teoloji okudu. Kısa süre sonra teoloji öğreniminden felsefe, tarih ve eskiçağ bilimlerine geçti. Öğretmenleri arasında Kuno Fischer, Leopold von Ranke ve Friedrich Adolf Trendelenburg vardı.
  • 1856’da Wiesbaden’de Teoloji Olgunluk İmtihanı’nı, Berlin’de Filoloji Devlet İmtihanı’nı kazandı.
  • Berlin’deki Joachimsthalsche Gymnasium’da iki yıl öğretmenlik yaptıktan sonra bir süre serbest yazar olarak çalıştı.
  • 1864’de Berlin’de doktorasını yaptı (De principiis ethices Schleiermacheri), ardından doçent oldu.
  • 1866’da ordinaryüs olarak Basel’e çağrıldı. Ardından Kiel (1868) ve Breslau’da (1871) profesör olarak görev yaptı.
  • 1882-1905 arasında Hermann Lotze’nin ardılı olarak Berlin’de kadrolu profesör olarak çalıştı.
  • 1 Ekim 1911’de Seis’de (Bozen civarı / Italya) öldü.

Eserlerinden Seçmeler

  • Die Typen der Weltanschauung und ihre Ausbildung in den metaphysischen Systemen, 1911
  • Der Aufbau der geschichtlichen Welt in den Geisteswissenschaften, 1910
  • Das Wesen der Philosophie, 1907 
  • Das Erlebnis und die Dichtung: Lessing, Goethe, Novalis, Hölderlin, 1906
  • Die Jugendgeschichte Hegels, 1905
  • Ideen über eine beschreibende und zergliedernde Psychologie, 1894 
  • Über die Möglichkeit einer allgemein gültigen Pädagogik, 1888
  • Einleitung in die Geisteswissenschaften. Versuch einer Grundlegung für das Studium der Gesellschaft und der Geschichte, 1883
  • Leben Schleiermachers I, 1870 (Teil II wird 1966 aus dem Nachlaß herausgegeben)

Etkisi

Dilthey’e Schleiermacher’in yorumbilimi kılavuzluk etmiştir. Dithey buradan yola çıkarak doğa bilimlerinden kesin olarak ayırmak istediği bir bilim dalı olan tinsel bilimler için metodolojik bir temel oluşturmuştur. Tinsel bilimlerle önce tarih bilimleri kastedilir, zira tarih bilimleri doğa olaylarını değil, tarihi görüngüleri ele almaktadır. Dithey’e göre, bunlar kendine özgüdürler ve doğabilimsel yöntemin araçlarıyla kavranamazlar. İnsan deneyimi ve eylemiyle ortaya çıktıklarından doğayla ilgili konular gibi "açıklanamaz", "yorumbilimsel" olarak, yani hissetme ve kavrama yoluyla anlaşılırlar. Zaten tarih çok esnek bir kavramdır ve hem olaylar arasındaki önemli bağlantılarla hem de tek tek yaşamlarla ilintilendirilebilir. Tarih, kesin ifadesiyle "insan tarafından yaşanan yaşamın", yani insanın kendini tinsel-kültürel bir varlık olarak ifade ettiği yaşamın öyküsüdür. Böylece Dilthey felsefeyi "yaşam felsefesi" olarak yaşama ve yaşamın anlam yüklü suretlerine taşımaktadır.

"Tinsel bilimler"in doğa bilimleri karşısındaki saygınlık mücadelesi Dilthey ile başlamıştır. Tinsel bilimler, dünyanın, doğa bilimlerin söz sahibi olmadığı bir alanının, yani anlam yüklü yaşamın alanının bilimsel olarak kabul görmesini talep eder. Fakat "tinsel bilimler" kavramı, sözcüğün barındırdığı "tin" nedeniyle dünyada büyük bir memnuniyetle karşılanmamıştır. Anlam yüklü yaşamın yorumbilimiyle çeşitli dallarda, Heidegger’in varoluş felsefesinde ve Gadamer’in felsefi yorumbiliminde de karşılaşırız. Dithey’in yaşam felsefesi Georg Simmel’in geç dönem eserlerinde yeniden canlanmış, İspanyol kültür filozofu Ortega y Gasset’ye esin kaynağı olmuştur. "Tin"in ve tinsel bilimlerin içinde bulunduğu krize rağmen, "tinsel bilimler", gerek Almancada gerekse de bir bilim türü olmasıyla ilgili tartışmada bugüne dek varlığını korumuştur.

 


Sayfa 7 - 8

İSLAM FELSEFESİ

DİĞER DÜŞÜNCE SİSTEMLERİ